| Hayriye Ünal'ın Eşikteki Özgürlük'ü! | |
| Yayınlanma Tarihi : 2011-08-21 - Bu haber 278 defa okundu | |
|
Bu kitapta yer alan yazılar, dergilerde yayımlanma esasına göre 2006 ve 2011 yılları arasına dağılıyor. Bugün, şiir ortamına sirayet eden kolaycılık, İkinci Yeni şiirlerini talan edilecek bir malzeme olarak görmeye evriliyor. Bu da yazarın bu hareketle hesaplaşmasını gerektiriyor ve onu şiirin yolunda bir güzergâh olarak yorumlamaya zorluyor. Ancak bu yazıda daha öncelikli iş olarak, ‘kurulmuş bir şey olarak Türk Edebiyatı kavramı var mıdır’ sorusu soruluyor. Böylece şiirimizdeki güzergâhları yorumlama konusunda da daha soğukkanlı olunma olasılığı yoklanıyor. En sade şekle indirgendiğinde, amacın, etki yaratmak olduğunu görürüz. Klişe bir dili kullanan şairlerin davranışında belli bir kitle üzerinde bu dilin etkili olduğunu müşahede etmeleri rol oynar; deformasyona yönelen şairin davranışı ise daha çok muhayyel bir okuyucu üzerinde yaratılacak bir etkinin hayalidir. Deformasyona örnek verirken yazının oluşumu esnasında şiir yaratılabileceğini de gösteriyor Ünal bu yazıda. Biri Necatigil, diğeri de Zarifoğlu şiiri ile oynanarak oluşturulmuş bu örnekler aynı zamanda bir şairin -kendi şiiri üzerinde bile olsa- otoritesini kırmak gerekliliğini de işaret ediyor. “Hükümler mecellesi”, Sezai Karakoç’un edebiyat bağlamında kullandığı önemli bir kavram. Majör ve minör ayrımında siyaset nasıl içkinse, edebiyatta da etik içkindir. Bu yazılar boyunca; yazar, dile gelmeye değer bulunan şeyin nasıl da etik olduğu, bunun aynı zamanda estetik bir düzlemde kalabildiği sürece şiir olduğu; bu ikisi bir arada olabildiği sürece ayrıca bir hükümler mecellesi geliştirmenin keyfîliği üzerinde duruyor. Acı tasavvuru da böylece bunların gölgesinde şekilleniyor. Şairin toplumda yatay düzlemde olmasa bile dikey düzlemde, yani zamana yayılan etkin konumu böylelikle açıklanabilir hâle gelir. Deneyimin ne zaman şiirselleştiği kadim sorusunun yanıtı da bu yazılarda bulunabilir. Bu yazılarda ‘90’lı yıllar sonunda ve 2000 sonrasında etkili olan epik yönsemeli şiirle çoksesli şiirin ayrışması önemli bir problem olarak çözülmeye çalışılıyor. Bu ayrışma önemli, çünkü epik türün modellere gönderme yapması onu majör bir tür olmaya aday kılıyor. Umudun, devrimin, olası tüm güzelliklerin, kurtuluşun, yeniden doğuşların ihtişamla beklediği yerdir gelecek. Bu geleceğin, bugün herhangi bir vaat içermediğinin de farkında olarak yazı, yine şimdi’ye gelip dayanıyor. Yazının amaçlarından biri de şiire teknolojiyle getirilen boyutlara ve diğer duyularla zenginleştirilen şiire işaret etmek. Sınıfsal bir mekânı olmayan argo, dışarının ve köksüz olanın dilidir. Hiçbir öznenin iktidarına geçit vermiyor oluşu ile bütün temsil-temsil edilen ilişkilerini bozar. Bunun bir adım sonrası öznenin herhangi birine dönüşmesidir. “Herhangi Biri’nin Poetikası” yazısı bunun için oldukça önemli bir noktaya vurgu yapıyor. İnternet mecrasında isimsiz olarak veya rumuzla üretilen esprilerin, aforizmaların şiirle buluştuğu, anonimleşme eğilimindeki hazneye eğiliyor. |
|
|
| ||||||
![]() |
hayriye ünal39ın eşikteki özgürlük39ü | |
|---|---|---|
| Etiketler | ||
| Okeyburda - Tum haklar. saklidir © 2010-2011 | Okey |
|
|---|
Telif Haklari Okeyburda i
2010-2011, Okey Burda'e Aittir.

- [Etiket]
- [Program]
- [Oyun]
- [Magazin]
- [Teknoloji]
- [Muzik]
- [Saglik]
- [Spor]
- [Motorlu Arac]
- [Sinema]
- [Siirler] -
- [Komik Haberler]
- [Komik Yazılar]
- [Fikralar]
- [Karikaturler]
- [Komik Resimler]
- [Foto Galeri]
- [Guzeller Galerisi] -
- [Online Filmler]
- [Online Diziler]
- [Videolar]